ÜNİTE :1
MALİYE POLİTİKALARININ ETKİNLİĞİNE İLİŞKİN TARTIŞMALAR
-KLASİKLER-
*Bırakınız apsınlar, bırakınız geçsinler teorisini ileri sürmişlerdir.
*Düşünürleri ; David Ricardo-Adam Smith
*Sanayi devrimiyle birlikte gelişmeye başlamışlardır.
*Tam rekabet şartları geçerli
* Devlet ekonomide bulunmamalı
==>>Devlet sadece yönetimde bulunmalı asla ekonomiye müdahale etmemeli.
*Ekonomide “Her sorun kendiliğinden sanki görünmez bi el varmış gibi çözülür”
==>>Her sorunun kendiliğinden çözülmesinin nedenleri;
-Fiyatların esnek olması (Bozulan dengenin tekrar oluşmasına DENGENİN TEKLİĞİ oluşum hızı PİYASALARIN TEMİZLENME HIZı)
-Ücretten esnek olması.
* Para yansızdır.(Paranın yansız olması üretimi etkilemez)
(Ekonomide tam istihdam sağlanabilir)
Miktar Teoremi=
M . V = P . Y — >GSMH(gelir)
para…..dolaşm……. Fiyt.Gnl. sbt
miktarı….. hızı(sbt)…… düzeyi
(+)M(-) = (-)P(+)
* Toplam arz eğrisi düşeydir.
I (yatırım) = S (tasarruf)
-KEYNESYENLER-
*1929 Dünya ekonomik buhranı ile çıkışları başlamıştır.
*Düşünürleri:John-Maynard-Keynes
* 1936 ==>Para, faiz ve istihdamın genel kuramı
*Fiyatlar yapışkan (kolay değişmez)
*Ücretler yapışkan ” ”
*Toplam arz eğrii yatay.
*Piyasada eksik istihdam(işsizlik) var.
*Parasal sektörde “Likitide tuzağı” geçerli
I = S (eşit değildir olacak.) –> Tasarruf yapanlarla yatırım yapanlar farklı.
*İlk kez spakülatif amaçlı para talebini öne sürmişlerdir.
-ÇAĞDAŞ KEYNESYENLER-
Günümüz de Keynesyen görüşü simgeleyen temel görüşleri benimsemekle beraber hem para hem de maliye politikalarını savunurlar.Bunun nedeni=
*Keynesyenlerin 2.dünya savaşından sonra karşılaşılan sorunları çözmede maliye politikasının istenildiği kadar başarılı olduğuna inanılması
*Yine bu dönemde popüler olmuş monotarist görüşten oldukça fazla etkilenmiş olmaları
*1970’li yıllarda yaşanan yüksek oranlı stagflasyon(enflasyon anındaki durgunluk-enflasyon+işsizlik-)ekonominin geleneksel maliye ve para politikası ile düzeltilmesini zorlaştırmış aktivist politikalarının(maliye politika) yanlışlakları hissedilmeye başlanmıştır.
-MONOTARİSTLER-
1960-1970 yılarında Amerika’da M.fridman önderliğinde popüler olmuşlardır.ekonomideki sorunları çözmek için para politikalarının savunmuşlardır.Serbest piyasa ekonomisine dayalı para arzını ön plana çıkartan görüşler savunurlar.Piyasadaki aksaklıkların para arzının ayarlanmasıyla çözülebileceğini savunmuşlardır.
-MONOTARİSTLERİN TEMEL GÖRÜŞLERİ-
-Genişletici veya daraltıcı para politikaları ile ekonomiyi düzene sokarlar
-Amaç istikrardır, bu da piyasadaki para miktarının düzenlenmesiyle gerçekleşir.
-Monotaristlere göre tüketim cari gelirin değil sürekli gelirin bir fonksiyonudur.
CARİ GELİR: Dönem içerisinde kazanılan gelirlerdir.(keynesyenler savunur.)
SÜREKLİ GELİR: Geçmiş ve gelecekte ki gelirlerle birlikte yapılan bir ortalamadır.
-Monotarislere göre faiz oranları istikrarlıdır.
-Monotaristlerde klasikler gibi işsizliğin doğal işsizlik ve geçici işsizlik kavramı olacağından tam istihdam gerçekleşmez.
-MONOTARİSTLERE GÖRE DIŞLAMA ETKİSİ-
Genişletici maliye politikasının; maliye politikasında faiz oranlarının yükselmesine bağlı olarak yatırımlar azalır.bunun sonucunda özel sektörün payı devlete nazaran azalır.bu ekonominin yavaşlamasına neden olur.monotaristler bu nedenle maliye politikasının savunmazlar.
MONOTARİST YAKLAŞIMIN POLİTİKA ÖNERİSİ:
Keynesyenlerin aksine monotaristler özel sektörün istikrarlı olduğunu savunurlar , ekonomik sorunların içsel sorunlardan kaynaklandığını değilde ekonomiye yapılan dışsal mdahaleler sonucu olduğunu savunurlar.eğer aktif bi politika istikrarsızlık yaratıyorsa en iyi çözüm bu politikayı uygulamamaktadır.
YENİ KLASİK MAKRO EKONOMİK YAKLAŞIM
Ekonomik hayatta üretim ve istihdam düzeyinde meydana gelen dalgalanmaların nedenini insanların bekleyişindeki hatalar olarak görürler. Bu yaklaşımda kabul edilen iki önemli varsayım vardır. Bunlar:
Rasyonel Beklentiler kuramı: İnsanların bilerek ve isteyerek sistematik olarak hataya düşmeyeceklerini varsaya. İlk kez J.Muth tarafından incelenmiş daha sonrasında R.Lucas ve T.Sorgent tarafından geliştirilmiştir.
Piyasaların Temizlenmesi Kuramı: Bozulan dengenin kendiliğinden tekrar oluşması anlamındadır. Piyasa bunu kendiliğinden yapmaktadır. Bu yaklaşıma göre; Tam piyasa şartları söz konusudur.Ücret ve fiyat esnektir.Aktivist politikalar uygulanmaz.Monotaristlerden ayrıldıkları nokta kısa dönemde ve uzun dönemde hiçbir şekilde devletin ekonomiye müdahale etmemesi gerektiğidir.
YENİ KEYNESYEN YAKLAŞIMI
A.okun 1890’li yıllarda populer olmuşlardır. Sabit ücret varsayımına dayanan temiz olmayan piyasa yaklaşımını savunurlar. Keynesyenlerden farkları; fiyatların tamamen yapışkan(sabit) olduğuna değilde çok yavaş ayarlanabildiğini savunmalarıdır. Yeni keynesyenler ortaya çıkan makro ekonomik sorunların nedenlerini mikro ekonomik parçalara bölerek bulmaya çalışırlar.Yeni keynesyenler ise piyasa ekonoisinin zayıflıklarını mikro ekonomik yollardan hareket ederek çözmeye çalışırlar.
POST KEYNESYENLER YAKLAŞIMI
1970’li yıllarda yaşanan stagflasyon olgusunun temel keynesyen çözümler ile sonuçlandırılamaması nedeniyle keynesyen görüşün içindeki farklılaşmalardan doğmuştur. M.Kalecki , D.Davidson , J.robinson taraflarından savunulmuştur.Bu yaklaşıma göre birbirleriyle doğrudan ilişkili olan ekonomik büyüme ve gelir kavramları ana belirleyicilerdir.Post keynesyen yaklaşımda monotarist görüşe karşı çıkılarak tüketimi kısarak işsizliğin arttırılacağını ileri sürülmüştür.
EKONOMİK SORUN; YAKLAŞIMLARA GÖRE
KLASİK YAKLAŞIM–>ÜRETİM DENGESİZLİĞİ
KEYNESYEN YAKLŞ.–>TÜKETİM DENGESİZLİĞİ
MONOTARİST YAKLŞ.–>PARA ARZI DENGESİZLİĞİ
YENİ KLASİK YAKLŞ.–>BEKLEYİŞLER DENGESİZLİĞİ
POST KEYNESYEN YAKLŞ.–>EKONOOMİK BÜYÜMENİN YAVAŞLAMASI VE GELİR DAĞILIMININ ADALETSİZLİĞİ
ÜNİTE:2
MALİYE POLİTİKASINA İLİŞKİN BAZI TANIMLAMALAR
Maliye Politikasının Amaçları; Maliye Politikasının amaçları her devletin çözmeye çalıştığı makroekonomik sorunlarıdır.4’e ayrılır.
1-Ekonomik İstikrarın sağlanması= bir ekonomide ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için iki sorunun çözülmesi gerekir. Bunlar; Tam istihdam ve Fiyat istikrarıdır.
Fiyat İstikrarı; Fiyat istikrarının sağlanması denilince piyasada seyreden fiyatların dengede düzenli olması anlaşılır. Burada amaç fiyatların devamlı yükselmesine(enflasyon))ya da fiyatların devamlı düşmesine (deflasyon) önlemektir. Günümüzde iktisatçılar fiyat istikrarıyla enflasyon sorununu çözmeyi hedefler %4 ile %5 arasında enflasyon bu sorunun çözülmesinde kabul edilir.
Tam İstihdam: Tam istihdam kavramı ile anlatılmak istenen bir ekonomide ki tüm mevcut üretim faktörlerinin üretime katılabilmesidir. Genel olarak işsizlik sorunu bu konu ile birlikte incelenir. Ancak her ekonomide bulunan gönüllü işsiz ve friksiyonel(geçici) işsizlik kavramı nedeniyle hiçbir zaman %100 bu orana erişilemez. Ekonominin tam istihdama ulaştığı anda %5 ile %6 oranında bir işsizlik normaldir. Ve bu orana doğal işsizlik oranı adı verilir.
Fiyat istikrarı ve Enflasyon Arasındaki İlişki
Ekonomik istikrardan kastedilen şey fiyat istikrarı ile birlikte tam istihdamında sağlanmasıdır. Ancak eksik rekabet piyasası şartlarında ötürü bunu sağlamak mümkün olmayabilir. İşsizlik ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki vardır. İşsizliğin azalması maliyetleri arttıracağı için fiyatları arttırarak enflasyona neden olur. İktisatta bunu inceleyen ilk iktisatçı E.Philips’dir.Kısa dönemde gerçekleşen bu olay uzun dönemde ortadan kalkar.Uzun dönemde İşsizliği etkileyen bir çok konu olduğu için direkt bağlantı oluşmaz.Bu nedenle kısa dönem Philips eğrisi azalan eğilime sahipken, uzun dönem philps eğrisi düşey eğilimlidir.
Enflasyonist Ortamda Durgunluk
1970’li yıllarda ortaya çıkan enflasyon olgusu, ekonomik istikrar politikasının temel amaçlarının birbirinden ne kadar uzak olduğunu gösterir. Bu olay enflasyonun ilerlemiş halidir.Üretimdeki daralma nedeniyle oluşur.
Ekonomik Büyüme
Bir ülkede ki GSMH’nın yıldan yıla artmasıdır. Gelişmiş ülkelerde sanayileşme tamamlandığı için nispeten daha düşük bir ekonomik büyüme oranı vardır.
*Ekonomik Büyüme ve Ekonomik Kalkınma, Maliye politikasının uzun dönemli amaçlarındandır.
Adil Gelir Dağılımı
Bu ülkede ki GSMH’nın ülke nüfusuna düzenli bir oranda dağıtılmasıdır.
Maliye Politika araçlarından artan oranlı vergi uygulamasıyla gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmeye çalışılır.
Ödemeler Bilânçosu Dengesi;
Bir ülkenin diğer ülkelerle yapmış olduğu ticaretin muhasebeleştirildiği kayıt sistemidir. Amaç; ülkeye giren döviz miktarı ile çıkan döviz miktarını dengeye getirmektedir.
Maliye Politikasının Araçları;
Genişletici Maliye Poltk. –>T(vergi)Azalır yâda G(Kamu harcaması)–>Artar–>oplam talep Artar
Daraltıcı Maliye Poltk. –> T->Artar ya da G -> Azalır. –> Toplam Talep Azalır.
Dolay Vergi=KDV
KDV oranı, Maliye Politikası aracıdır. Ancak; KDV hâsılatı Maliye Politikası aracı değildir.
Maliye Politikası temel olarak devlet bütçesi aracılığıyla gerçekleştirilmekte, bu nedenle bütçeyi oluşturan harcama ve gelirlerde ki değişikliklerden de etkilenir.
Devlet bütçesinde ki açık veya fazla Maliye Politikasının en önemli araçlarıdır. Devletin belirlemiş olduğu vergi oranları yapmış olduğu harcamalar bütçenin açık veya fazla vermesinde etkilidir.
Maliye Politikasının Etkisinin Ölçülmesi;
Maliye Politikası uygulanmasının iki nedeni vardır. Bunlar;
— Maliye Politikalarının özel harcamaları nasıl etkilediğini görmek,
— Bir ülkede daha önce uygulanan Maliye Politikasının etkisini ölçmektir.
BÜTÇE FAZLASI –>Devlet Geliri(vergiler) > Devlet Harcamaları->Daraltıcı etki yaratır. ->Toplam Talep(AD)–>Azalır.
BÜTÇE AÇIĞI –> Devlet Harcamaları > Devlet Gelirleri ->Genişletici etki yaratır. -> Toplam Talep(AD)->Artar
— Kamu Gelirlerinin kamu harcamalarını aştığı duruma; Bütçe Fazlası denilir. Bütçe fazlası ekonominin durumuna göre ikiye ayrılır.
a-) Cari Dönem Bütçe Fazlası= bir ülkede içinde bulunulan yılda eldeki kaynaklar ile elde edilen çıktı düzeyine cari kıstı. Bu dönem de oluşan bütçe fazlasına “Cari Bütçe Fazlası” adı verilir.
……….C B F =……T…………. …..(..Y…… t….)…..G
………………….Vergiler……………Çıktı…..Vergi……Kamu
………………………………………….. …….Oranı……Harcm.
b-) Tam istihdam Bütçe Fazlası= Bir ülkede ki bütün kaynaklar ile yapılan üretim miktarına tam istihdam çıktısı ( potansiyel çıktı) adı verilir.Bu durumda oluşan bütçe fazlası Tam İstihdam Bütçe Fazlasıdır.
..T İ B F…..= …..T………… (………Y*……….. t……..)………G
……………Vergiler …….Tam İstihdam……….Vergi ……….Kamu
………………………………Çıktısı………………Oranı………Harcaması
Tam istihdam Bütçe Fazlasının Sakıncaları;
1- Maliye Sürüklenme; Büyüyen bir ekonomik bütçe gelirlerinde ki otomatik artışın ekonomi üzerindeki yarattığı ters etkiyle ekonomiyi aşırı şekilde hareketlendirmesidir
2- Hesaplama Sorunu; Belirli değerlerin potansiyeli hesaplamada yetersiz kalması
3- Fiyat Düzeyi Sorunu; Ekonomide ki aşırı hızlanma ile ortaya çıkan fiyatlar genel düzeyindeki istikrarsızlıktır.
MALİYE POLİTİKASININ SINIRLARI
A-İşlemsel Sınırlamalar(Gecikme Sorunu);
— Karar alırken (Hangi Politikanın uygulanacağı kararı)
—İlk etki ne zaman ortaya çıkacak (uygulanan politikanın etkisi kendini ne zaman gösterecek)
—Sonuç etkisi ne zaman (uygulanan politika sorunu ne zamana kadar düzenleyecek)
Zamanlama ve büyüklük gibi işlemsel bazı sorunlardır.Maliye Politikasında uygulanan politikanın sonucu hemen ortaya çıkmadığı için oluşur.Maliye Politikası değişikliğinde hangi politika uygulanacağına dair karar alınırken karar alma gecikmesi kara alındıktan sonra uygulamaya gecikirken de uygulama gecikmesi ortaya çıkar.
B-Yapısal Sınırlamalar; Ekonominin içinde bulunduğu durumdan kaynaklanır.
Örneğin 1 ;
Ekonomide toplu bir durgunluk varsa;
T(vergiler) Azalır ya da G (Kamu harcamaları )Artar–>AD (Toplam Talep) Artar–> ekonomik Durgunluk Azalır.
Ekonomik durgunluk sadece bir sektörde ise;
Genişletici Maliye Politikası o sektörü düzeltir, diğer sektörlerde aşırı hareketlenmeye neden olur. Bu da ENFLASYONA neden olacaktır.
Örneğin 2 ;
*Tam istihdam varken-> ücret artışı talep edilirse-> Maliyetler Artar->Üretim Miktarı Azalır -> Fiyat artar -> ENFLASYON Artar ->”enflasyonu düşürmek için maliyetler düşürülmeye çalışacak”->İşçi Çıkartma-> İSİZLİK Artar.
C-Politik sınırlamalar; Maliye politikasını uygulayan siyasilerinin politik düşüncelerinden kaynaklanan sınırlamalardır.
ÜNİTE:3
EKONOMİK İSTİKRARIN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNDE MALİYE POLİTİKASI
*Keynesyen Yaklaşıma Göre; Piyasa ekonomisinde kendiliğinden toplam talep düzeyini, tam istihdam gelir düzeyini sağlamak mümkün değildir.Ekonomi eksik istihdam da dengededir.
*Devlet Maliye politikasını uygulayarak dengede ki milli gelir düzeyini yükseltmeye çalışır.
—Dışa Kapalı Ekonomik Denge —
………..Y….=…….C…..+…..Io….+….Go
GSMH(Gelir) Tüketim Yatırım Kamu Harc.
Basit keynesyen modelde GSMH’nın(Y) nihai mal veya hizmet talebinin parasal değerlerinin toplamına eşit olduğu söylenir.dışa kapalı bir ekonomide denge; tüketim(C), Yatırım(I), ve Kamu harcaması(G) toplamından oluşur.Bu modelde yatırımlar faizden etkilendiği için kamu harcamalı ise;siyasi politikalara bağlı olduğu için otonom kabul edilir.
*Tüketimi belirleyen harcanabilir gelirdir.
Harcanabilir Gelir(Yd); vergiler düşüldükten sonra, kişinin gelirinin harcayabileceği bölümüdür.
……=……. C….+…..c…..Yd–>Harcanabilir gelir.
……Otonom tükt….Uygulanmış tükt.
Yd =Y-To (Net Gelir = Brüt Gelir-Vergiler)
Otonom Tüketim(Co);kullanabilir gelir düzeyinden bağımsız tüketim miktarıdır.
Harcanabilir tüketim(C); Gelir arttıkça tüketimin artan kısmıdır. Ne kadar artacağını belirleyen orana ise Marjinal Tüketim Eğilimi(c) denilir.
Kamu Harcamaları Çarpanı; Kamu harcamalarında başlangıçta ki miktara göre gerçekleşen değişimi gösteren orndır.
Kamu Harcaması Çarpanı(K)–> K =___1___
………………………………………….. ….. 1 – c
Yapılan Kamu Harcaması çarpan oranında gelire yansır.
……….Y……=……..k……….../\G
……………….Çarpan…….Kamu Harcamasındaki
…………………………………..Değişiklik
ÖRNEK 1 = Marjinal Tüketim Eğiliminin %75 olduğu bir ekonomide yapılan 300 birimlik bir kamu harcaması 1000 birim olan başlangıç gelirini nasıl değiştirir.
…… k… =….1_………… __1__.…………. _1_
……………..1 – c …………….1- 0,75 …………. 0,25
Y = k . /\ G –> _1_ . 300 –> 1.100 . 300 –> 4 . 300 = 1,200
…………………..0,25 …………25
ÖRNEK 2= Çarpan katsayısının 2 olduğu bir ekonomide marjinal tüketim eğilimi kaçtır?
k = _1_……2 = _1_ (içler dışlar çarpımı yapılır)-> 2.( 1 – c ) =1-> 2 – 2c = 1 ->2c =1 -> c=_1_
…..1 – c……….1-c………………………………………….. ……………………………………….. 2
Vergi Çarpanı = Vergi çarpanı devletin uygulamış olduğu vergi politikasının gelirde ne kadarlık bir etki yarattığını gösterir.
Y=k ./\G
Y= _1_ . /\G
….1 – c
Y=_1_.(C./\To)yani kısaca –>Y=-1(C./\To )“/\ To=Vergideki değişik”
…. 1 – c………………………………………1 – c
ÖRNEK 3= Marjinal Tüketim Eğiliminin 0,75 olduğu bir ülkede devlet 300 birimlik bir vergi uygulaması yaparsa gelirdeki değişim ne kadar olur?
Y=_1_ .(0,75.300 )–>1.100 .(75 .300 )–> 4 . (75 . 3) –> 4 . 225 = – 900
…1- 0,75……………… 25….100
N O T = *Vergideki artış, Geliri (Y) azaltır.
………..*Vergideki azalış, Geliri (Y) arttırır.
**ÖNEMLİ NOT**= Vergi çarpanı, normal çarpanın bir eksiğinin negatif işaretlisidir. Örneğin; yukarda çarpan “4” vergi çarpanı bi eksiğinin negatiflisi yani “ – 3” tür.
Denk Bütçe Çarpanı = Devlet bütçesinde gelir ve giderlerin birbirine eşit olması durumuna bütçe denkliği,bu durumda yapılan bir harcamanın gelirde ne kadarlık bir etki yaratacağını gösteren orana “Denk Bütçe Çarpanı” denir.
Denk Bütçe Çarpanı her zaman için 1’e eşittir.
ÖRNEK 4 = Marjinal tüketim eğiliminin %80 olduğu ekonomide yapılan 400 birimlik kamu harcaması ;
a- Gelirde nasıl bir etki yaratır?
b- Bütçe denkse gelirde nasıl bir etki yaratır?
a- K = __1__ = 1._ -> 1.100 = 5 5.400= 2000
……… 1- 0,80……0,20 …………20
b- K = 1 . 400 = 400
Transfer Harcaması Çarpanı; Transfer harcamaları devletin karşılıksız olarak yürüttüğü harcamalar olduğu için normal kamu harcamalarında daha az etki yaratır.
=__1__ . ( c . /\Tr)
1- c
“Kamu çarpanının bir eksiği transfer çarpanıdır.”
***DEVAMI***
Maliye Politikası ve Açık Ekonomi
….(…X………M…) = net ihracat
….İhracat…..ithalat
…..Y…=…Co….+….I….+…Go…+…(..Xo…–…M…)
Bir ülkenin dışa açık olduğunu varsaydığımızda modele, ihracat ve ithalatı katmamız gerekir.
İhracat diğer ülkenin gelirine bağlı olduğu için otonomdur. İthalat ise; gelir karşılığında mal alımını temsil ettiği için gelire bağlı olarak artan bir şekilde değişir. Açık ekonomi varsayımı altında:
GSMH= Y = Co + I + Go ( Xo – M )
K = ….1….. ……………………………–> ihracat çarpanı
……1 – c(1 – t)+m
IS EĞRİSİ-Yatırımların Değişkenliği ve Milli Gelir
Yatırımların tasarruflara eşit olduğu gelir düzeylerini gösteren reel sektör denge eğrisidir. Faizler ile yatırımlar arasında ters orantı olduğunda IS eğrisi azalan eğime sahiptir.
Para Arzı ve Milli Gelir – LM EĞRİSİ
Üzerindeki her noktada para arzı ve para talebinin bir birine eşit olduğu para piyasası dengesi eğrisine LM eğrisi denir.
IS ve LM eğrisinin birbirine eşit olduğu durum dengededir.(1)Bu durumda devlet genişletici Maliye Politikası uygularsa IS eğrisi sağa kayar Gelir ve faizler artar.(2)Faizlerin yaratmış olduğu negatif etkiyi azaltmak için Merkez Bankası piyasaya para sürerse (Genişletici Maliye Politikası)Faizler azalacak gelirdeki artış daha fazla olacaktır.(3)
NOT:Bir ekonomide denge durumundayken fiyatlarda artma meydana geliyorsa piyasadaki para miktarı azalır.Bu da LM eğrisini sola kaydıracağı için faiz oranlarını arttrı.
ÜNİTE :4
EKONOMİK İSTİKRARIN GEÇEKLEŞMESİNDE MALİYE VE PARA POLİTİKASININ ETKİNLİĞİ
Kapalı Bir Ekonomide etkinlik= IS – LM analizinde IS eğrisi yatırılabilir fon piyasasını dengede tutabilen faiz oranını ve gelir düzeyini göstermektedir. LM eğrisi ise;para piyasasını dengeleyen faiz ve gelir düzeyini göstermektedir.Genel denge durumunda IS ve LM eğrisi bir birine eşitlenir.Bu analizi ilk kez inceleyen iktisatçılar HİCKS ve HANSEN olmuştur.Keynesyen iktisatçılar likitide tuzağından ötürü Maliye Politikası etkinliğini, monotaristler ise para talebinin faiz esnekliğinin 0 olması nedeniyle para politikası etkinliğini savunurlar.
Para Politikası Etkinliği
Ekonomi tam istihdam gelir düzeyinin altında dengedeyken genişletici para politikası uygulandığını varsayalım;
Keynesyenlere göre;Geniletici para polt.nın normal sonuçu ekonominin genişlemesine neden olur.
Ms(artar)—Nominal gelir(artar)—Ld (artar)—Lp(artar)—İ(azalır)—I(Artar)—Y(artar)
Para arzı arttırılıyor……………Tahvil talebi..Tahvil fiyatı……Faiz……Yatırım……GSMH
Normal Durumda
Keynesyenlere göre. likitide tuzağı geçerli olduğu için para arzındaki artış, toplam talebi arttırmamakta bu nedenle para politikası etkili olmamaktadır.Monotoristlere göre ise,kısa dönemde para politikası etkili olurken uzun dönemde faizlerin esnekliği düşeceği için sadece fiyatlar genel seviyesi etkilenmektedir.
Çağdaş keynesyenlere göre ise,ilk keynesyenlerden farklı olarak hem para hem de maliye poltikası etkindir.ancak yinede maliye politikasının etkibliği üzerinde yoğunlaşırlar.
Keynesyenler ile monotoristler arasındaki farkın nedeni; Para ve mali varlıklar arsı ikame edilebilirlik durumudur.Keynesyenler paranın ikamesi olarak sadece tahvili benimserken monotoristler ise tüm reel varlıkları bu gruba dahil ederler.
Maliye Politikasının Etkinliği
Ekonominin tam istihdam gelir düzeyinin altında dengede olduğu durumda devlet genişletici maliye politikası uygulanırsa; Toplam talep artacak, IS eğrisi sağa kayacaktır yapılan harcama Çarpan katsayısı kadar ekonomiyi etkileyecektir.*Borçlanma ile bu hakaret yapıldığında bu borçlanmanın finnasmanı vergilerle yapılacağı için ekonomiye geri dönüşü daha az olacaktır.Maliye Politikası Keynesyenler için tam etkilidir.Monotoristler içinse;Kamu harcamalarındaki artışın özel sektörlerdeki yatırımlarının azalmasına neden olacağından bu nedenle geri dönüşün istenildiği kadar olmayacağını savunurlar.
Son Olarak Fiyatların Kapalı Ekonomisindeki Etkisi;
Bir ekonomide para politikası uygulandığında faizler düşeceği için genişletici bir etki çıkması söz konusu olacaktır.Ancak;*Önemli olan Genişletici politikanın fiyatlar üzerinde yapacağı etkidir.Genişletici para politikası ekonomi üzerindeki etkisi,Genişletici Maliye Politikası etkisinden daha azdır.*Toplam talepteki artış fiyatları daha çok arttıracağı için maliye politikası çoğu zaman etkisiz kalacaktır.
Açık Ekonomide Maliye ve Para Politikasının Etkinliği
Dışa açık ekonomi iki sorunla karşı karşıyadır
—İç Denge; Tam istihdam ve fiyat istikrarının sağlanması
—Dış Denge; Ödemeler Bilânçosu dengesinin sağlanması
Sabit Döviz Kuru; Merkez Bankasının belirlemiş olduğu kur üzerinden alım satımın yapılmasıdır.
Esnek Döviz Kuru; Döviz kurunun piyasada serbestçe belirlenmesidir.
Sabit Döviz Kurunda Etkinlik; Dışa açık ekonomide Genişletici Maliye Politikası uygulanırsa gelir artacaktır. Kişiler gelirlerinin bir kısmını ithalata yansıtır, ithalatın artması dış açığa neden olacaktır.Bu da GSMH’yı azaltacaktır.
Para Politikası uygulandığındaysa; Yine aynı şey meydana gelecek para arzının artması ithalatı artıracaktır.ve daraltıcı etki ortaya çıkacaktır.Devlet bu durumda bu etkiyi azaltmak için piyasaya para sürerse ENFLASYON ortaya çıkacaktır.
Sonuç olarak;
Maliye Politkası-Tamamen etkisiz…| Sabit kur piyasaları bağladığı
Para Politikası- Kısmen etkili……….| için kur kadar etkili olamaz
Esnek Döviz Kurunda Etkinlik; Genişletici maliye politikası uygulandığın da ilave talep yurt içinde kaldığı için döviz rezervi değişmeyecek ve bir sermaye hareketi olmayacaktır. Sermaye hareketiliğinde ise; kamu harcamalarının artması faiz oranlarını yükseltecek iç yatırımları ise azaltacaktır.
Ancak;faizlerin yükselmesi dışarıdan gelen fon miktarını arttırarak GSMH’nın artmasına neden olacaktır.
Genişletici Para politikası ise;Para arzının arttırıldığı durumda ülke içerisinde kalan ilave talebin bir kısmı yurtdışına kayacak bu yabancı paraların değerini arttırarak böylece talebin yurt dışına kayması önlenmiş olacaktır
Sonuç olarak; Hem Para Politikası hem de Maliye Politikası her ikiside etkilidir. Sabit döviz kuruna göre daha iyi bir sonuç verir.
Fiyatlar ve Açık Ekonomi
Açık ekonomide fiyatlar artarsa;
1-Yurt içinde üretilen malların fiyatı artar. Yabancı mallar ucuzladığı için ihracat azalır. İthalat artar.
2-Bu olay reel para arzını azaltacaktır.(reel para arzı=satın alma gücü)
3-İhracatın azalması ithalatın artması sonucunda dış açık oluşacaktır. Dışarıya döviz akışının hızlanması iç ekonomiyi olumsuz yönde etkileyecektir.
***Yapılan deveülasyonların asıl amacı; ihracatı arttırıp dış açığı kapatmak için yapılmıştır.
ÜNİTE .5
TOPLAM ARZ TOPLAM TALEP ANALİZİ
Bir ekonomide Mal ve Para piyasalarının aynı anda dengede olduğu fiyat düzeyi ve çıktı miktarının eşanlı bileşimlerini gösterir. Üzerindeki her nokta da genel denge şartı sağlanır.
Mal Piyasası Dengesi= Para Piyasası Dengesi
I = S (IS eğrisiyler gösterilir.) Ms=Md (LM eğrisiyle gösterilir.)
GENEL DENGE
—Toplam Talep eğrisinin azalan eğilimli olmasının 3 edeni vardır;
1-Dış Ticaret Etkisi= Fiyatların düşmesi ihracatı arttırır. toplam harcamalar artar,bunun sonucunda GSMH artar.
2-Faiz Etkisi= Fiyatlar genel düzeyinin düşmesi reel para arzını (satın alma gücünü) arttırır,bunun sonucunda faizler azalır ve böylece yatırımların maliyeti azalır bunun sonucunda yatırımlar artar,GSMH yı da olumlu etkileip arttırır.
3-Refah Etkisi(Pigov Etkisi)= Fiyatların düşmesiyle satın alma gücü artan bireyler toplam talepleri arttırır bunun sonucunda gelir artar.
Toplam Arz Eğrisi;
Belli fiyat düzeylerinden bir ekonomideki tüm firmaların piyasaya satmak üzere sundukları mal miktarına toplam arz, fiyat ve gelir düzeyini gösteren eğriye de toplam arz eğrisi denilmektedir.toplam arz eğrisi, genel olarak artan eğime sahiptir.Bunun nedeni daha fazla çıktı düzeyi için artan maliyetleri karşılamk gerektiğinden fiyatların yükseltilmesidir.
Toplam Arz Eğrisinin 3 Alanı;
Keynesyen Bölge ;Toplam arz eğrisinin yatay olduğu bölgededir.Bunun sebebi firmaların ne kadar mal talep edilirse o kadar üretecekleridir.Keynesyenlere göre;fiyatlar yapışkandır ve tam istihdama ulaşabilmek için toplam talebin arttırılması gerekir.
Orta Alan ; Toplam arz eğrisinin ekonominin tam istihdama yaklaştığını gösteren artan eğimli kısmıdır.Fiyatlar yapışkan değildir.
Klasik Alan ; Toplam arz eğrisinin düşey olan kısmıdır.Ekonominin tam istihdama ulaştığı varsayımıyla fiyat düzeyi ne olursa olsun üretim miktarının değişmeyeceğini ifade eder.
NOT: Toplam harcamaları arttıracak her türlü faktör toplam talep eğrisi sağcı,azaltıcı faktörler sola kayar.
Toplam üretimi artturacak koşulları toplam arz eğrisini sağa, azaltan koşullar ise sola kaydırır.
Kısacası; Genişletici Maliye Politikası sağa(+)
Daraltıcı Maliye Politikası sola(-) kaydırır.
Arz Varsayımları Para ve Maliye Politikaları
1-Keynesyen Bölge ; Ekonominin ciddi bir durgunluk içinde olduğunu belirtmek için toplam arz eğrisinin yatay olduğu bölgedir.Fiyatlar yapışkan olduğu için GENİŞLETİCİ PARA VEYA MALİYE POLİTAKALARI toplam harcamaları arttırarak tam istihdama çıkmaya çalışır.
2- Orta Alan ; Bu alanda talep de ki bir artış sonucunda hem fiyatlar genel düzeyi hem de gelir artmaktadır.Fiyatların artmasının sebebi üretimde bazı dar boğazların yaşanması tam istihdama yaklaştıkça verimliliğin azalması gibi nedenlerdir.
*Genişletici Politika bu bölgede tam etkili değildir.
3- Klasik Bölge ; ekonominin tam istihdama ulaştığında toplam arz eğrisinin yatay eksene dik bir doğru şekline gelmesiyle genişletici politikaların gelir düzeyine etkilemediği bölgedir.
Toplam Arz Eğrisi ve Beklentiler
Toplam arz eğrisine ilişkin olarak üzerinde durulması gereken durumlarda birisi enflasyonist beklentilerdir.Her kısa döneme göre enflasyon oranı değiştikçe toplam arz eğrisinde hareket eder.eğer enflasyon oranı uzun dönem için sabit kalırsa firmalar ve çalışanlar bu oranın devam edeceğini bekleyecek ve beklenen enflasyon ile gerçekleşen enflasyon aynı kalacaktır.Ancak; fiyat düzeyindeki yanlış algılamalar söz konusu olursa bu durumda toplam arz eğrisi yanıltıcı olacaktır.
UNİTE : 6
İRADİ POLİTİKALAR KARŞISINDA OTAMATİK İSTİKRAR SAĞLAYICILAR
İradi Maliye Politikası; Toplam talebi değiştirmek ve ekonomiyi istikrara kavuşturmak için harcamaları ve vergilerde bilinçli olarak değişiklikler yapılmasıdır. İradi politikanın temel özelliği “Siyasi karar birimlerinin takdirine dayanmasıdır”.
-İradi politikalarının Uygulanmasındaki sorular-
İradi politikalar istikrarı sağlamaya yönelik olsada iki nedenden dolayı amacına ulaşamayabilir.
1-Tanı ve Teşhis Sorunu= Ekonomik faaliyetlerde dalgalanmaları doğru olarak tanı ve teşhis etmek için kullanılan teknikler son yıllarda gelişmiş olsa da her zaman tahminlerin doğru olacağı beklenemez. Doğru tahmin çözümüde beraberinde getirir.
2-Gecikme Sorunu= Bir maliye politikasına gerek duyulduğu andan itibaren sonuçları alana kadar geçen süredir.3’e ayrılır.
a-Tanıma Gecikme Tanısı= Bir istikrarsızlığın ortaya çıkmasıyla bir mali işlem için harekete geçme kararı alınana kadar geçen süredir.
b- Uygulama Gecikmesi= Harekete geçme ile uygulama arasındaki süredir.
c-Tepki Gecikmesi= Uygulamaya geçildikten sonra ilk sonuçları olana kadar ki süreçtir.
—Otomatik İstikrar Sağlayıcılar-
Ekonomik dalgalanma dönemlerinde kendiliğinden devreye girerek dalgalanmaları azaltan faktörlerdir.
Vergiler, işsizlik sigortaları, tarım destekleme fiyatları otomatik istikrar sağlayıcılardır.
Otomatik İstikrar sağlayacıların gücü;
—vergilerin esnekliğine
—yapılan kamu harcamasının zamanlamasına bağlıdır.
OSÖ = /\ Ya Gerçek gelir artışı (vergilerle yapılan kamu harcamalarıdır.)
………../\ Y Gerçek olmayan(arizi) gelir artışı (Borçlanma ile yapılan kamu harcamasının gelire etkisi)
OSÖ = 0 ‘sa istikrar gelir sağlayıcı herhangi bir sonuç vermiyor.(etkisizdir)
OSÖ = 1 ‘se istikrar gelir sağlayıcı tam etkindir.
Bir ekonomide vergilerin otomatik istikrar sağlayıcılı gelir düzeyinde ki değişikliğe verginin ne kadar tepki verdiğine bağlıdır.
*Verginin esnekliği arttıkça otomatik istikrar sağlayıcısıda artar.
YANi;Gelir düzeyinde bir değişim olduğunda vergi buna hemen tepki veriyorsa vergi esnektir ve otomatik istikrar sağlayıcı olarak kullanılabilir.
VERGİ ÇEŞİTLERİ
-Sabit oranlı Tarifeli Vergiler= Belli bir oran üzerinde alınan hiç değişmeyen vergilerdir.0 ‘dır.Örneğin;Baş vergisi
-Oransal Tarifeli Vergiler= Vergi matrahının GSMH’daki değişikliğe göre duyarlı olduğu vergilerdir.
-Tek Oranlı Vergiler= Vergi matrahının esnekliğine gelirdeki değişikliğine vergi matrahının otomatik olarak tepki verdiği belli oranlara sahip vergilerdir.
Artan Oranlı Vergiler= Otomatik istikrar sağlayacılığı en fazla olan vergilerdir.Gelirde ki değişikliğe en iyi tepkiyi veren esnekliği en fazla olan vergilerdir.Örnek;Gelir Vergisi.
Otomatik İstikrar Sağlayıcı Olarak Kamu Harcamaları
Harcamaların otomatik istikrar sağlayıcı olarak kullanılabilmesi için “ genişleme döneminde frenleyici, daralma dönemimdeise; genişletici bir etkisinin olması gerekir.İki uygulama vardır.
-İşsizlik sigortası uygulaması,
-Tarım Destekleme fiyatları.
Otomatik istikrar sağlayıcılar ekonomisinin kendiliğinden düzene gireyeceğini sağlayan Monotaritler açısından etkili devletin müdahalesini şart koşan keynesyenler açısından tek başına etkisizdir.(iradi politikaları savunurlar)
Formül Esnekliği Yöntemi
Belli göstergelerden hareket ederek hangi önlemlerin hangi dönemlerde uygulamaya geçileceğinin belirlenmesidir.
GÖSTERGE ÖNLEM KONJOKTÜR DÖNEM
İstihdam
Fiyatlar G.D. Vergi Daralma
Gelir Canlanma
Ani işsizlik artar toplam talep düşer, vergiler düşer—DARALMA
Gelir artar toplam talep artar, vergi artar— CANLANMA
buradaki önlem almanın belirleyicisi Göstergedir.
ÜNİTE:7
ENFLASYONLA MÜCADELEDE MALİYE POLİTİKASI
Enflasyon bir ekonomide belli bir süre içerisinde fiyatlar genel düzeyinin sürekli yükselme olayıdır. Enflasyon mal ve hizmetlerin piyasa koşullarından kaynaklanan fiyatların değil fiyatlar genel düzeyinin artmasıdır.
Enflasyon çeşitleri;
1-Talep Enflasyonu: Yoğun talep artışının yarattığı enflasyondur.
2-Maliyet Enflasyonu: Malların maliyetindeki artışların fiyatları arttırmasıyla oluşan enflasyondur.
3-Yapısal Enflasyon: Ekonomide uzun süreli olarak süre gelen enerji, hammadde, nitelikli iş gücü kıtlığı ile oluşan enflasyondur.
4-İthal edilen Enflasyon: İç piyasada parasal faktörlere dayanan dış alemden aktarılan fiyat yükselişleri neniyle oluşan enflasyondur.
NOT::: Piyasada satın alma gücünü yükselten devlettir.Devlet kamu açıklarını para basarak gidermeye çalışırsa enflasyon artar.Enflasyonun etkilenmemesi için yapılması gereken ; Para basmadan özel tüketim harcamalarını arttırmaya çalışmaktadır.
Genişleme eğileme içerisindeki piyasalarda %4 veya %5’lik bir enflasyon gelişme için sağlıklı gözükür.Yüksek enflasyon yaşanan durumlarda fiyat artışları faizler üzerinde olumsuz etki yaratacağı için yatırım dengesini bozarak ekonomiyi negatif yönde etkiler bunun nedeni yüksek enflasyon döneminde ortaya çıkan enflasyon vergisidir. “Enflasyon nedeniyle azalan satın alma güncü güçlendirmeye çalışan kişilerin tüketimlerini kısmaları sonucunda paralel taban içinde kamu kesimine yönelik olan harekete “Enflasyon vergisi “ denir.
Enflasyon döneminde vergi tahsillerinin geçilmesinde reel satın alma gücü azaltır. Bu duruma “tanzi etkisi ”denir.
Enflasyon ile mücadelede Maliye Politikası
Toplam talebin toplam arzın üstüne çıkması durumunda fiyatlar genel düzeyinin artması şeklinde görülen enflasyon sonucunda gelir ve kaynak dağılımındaki bozuklukları düzeltmek için devlet parasal tabanı kontrol altına tutmaya çalışır. Enflasyonun kaynağı ne olursa olsun kamu kesimi açıklarının parasal tabanı genişleterek finanse ediyor olması enflasyonda kamu kesimini önplana çıkartır.
*Enflasyonun önlenmesinde etkili Maliye Politikası araçları kamu kesimi açıklarının kapatılması hatta kamu kesimi fazlası yaratılması şeklinde uygulanmalıdır ve bu yapılırken kesinlikle Merkez bankasına başvurulmalıdır.
Maliye Politikası
a-Kamu Harcaması
-Cari Harcama= *Gerçek ve *Yatırım olarak ikiye ayrılır.
-Transfer Harcaması=*Sosyal ve Ekonomik harcama olarak ikiye ayrılır.
b-Vergiler
-Dolaylı,
-Dolaysız ve
-Servet harcamaları olarak üçe ayrılır.
c-Kamu Borçları
-İç Borçlanma =Bankacılık Sistemi ve özel Kesim borçlanma olarak ikiye ayrılır.
-Dış borçlanma olarak ikiye ayrılır.
a-Kamu Harcamaları-
1-Cari Harcamalar(Gelir artışı yaratan Kamu harcamaları):Gerçek ve yatırım diye ikiye ayrılır.
Gerçek harcamalar personel ödeneklerinden oluşmaktadır. Enflasyonist dönemde ekonomide daralma yaratır. Bu dönemde en çok etkiye kamu yatırım harcamaları almaktadır. Kamu yatırım harcamalarının azalması hem kamu kesiminde üretimin azalmasına hem d özel kesimin verimlilik kaybına neden olacaktır.
2-Transfer Harcamaları: Sosyal ve Ekonomik olarak ikiye ayrılır.
Emekli, dul ve yetimlerin aldığı maaşlara Sosyal Transfere, Devletin üretimi arttırmaya yönelik mali yardımlara da Ekonomik transfer içinde yer alır. Enflasyonist dönemlerde bu grupların mağdur olmaması için harcamalar enflasyon oranında arttırılmalıdır.
b-Vergiler-
1-Dolaysız Vergiler: Gelir üzerine doğrudan salınan vergilerdir. Artan oranlı olarak uygulandığı durumda enflasyona bağlı olarak ortaya çıkan gelir dağılımındaki bozukluğu ortadan kaldırır.
2-Dolaylı vergiler: Tüketimden alınan enflasyonla mücadeledeki en etkili vergi uygulamasıdır. Talep azaltıcı ve yönlendirici olarak uygulanabilir. Zorunlu ve lüks mallarda, lüks mallardan; tüketim ve yatırım mallarında, tüketim mallarından fazla alınarak denge sağlanmaya çalışır.
3-Servet Vergiler: Kişilerin gelirlerinin veya harcama potansiyelinin göstergesi olması açısından önemlidir. Servetin harcama gücünü tam olarak yansıttığını varsayarsak yüksek oranlı servet vergileri enflasyonist dönmede etkili olabilir.
c-Kamu borçları-
Enflasyonist dönmede kamu harcamalarının artması vergilerin tahsil sürelerinin uzaması nedeniyle devlet borçlanmaya ihtiyaç duyar. Borçlanma ikiye ayrılır. Bunlar;
*İç borçlanma; İç piyasadan yapılan borçlanmadır.
*Dış borçlanma; IMF, Dünya Bankası gibi kaynaklardan yapılan borçlanmaya denir.
İç Borçlanma ikiye ayrılır. Birincisi Bankalar sistemindeki ikinci durum ise özel kesimden borçlanması devletin tahvil çıkartarak veya tahvil ödemesi yaparak yürüttüğü maliye politikasıdır.
Bankacılık sisteminden borçlanma ise devlet tahvili Merkez bankasına veya bankalara satabilir. Merkez bankasına tahvilin satılması durumunda Merkez bankası söz konusu tahvilleri elinde bulundurduğu müddetçe enflasyonist süreç devam eder. Bankalara satıldığında ise bankalar ya tahvilleri portföyünde tutabilir ya da Merkez bankasına ciro edebilir.
Birinci durum parasal tabanı etkilemezken ikinci durum parasal tabanı genişletir.
–Borç Yöntemi—
Borçların bütçeye faiz oranlarına etkilerinin düzenlenmeleridir. Borç yönetiminin yapılmasının 3 nedeni vardır;
—Devlet Borçlarına ait faiz oranlarının yatırımları azaltması
—Faiz oranlarının yükselmesinin borcun yükünü arttırması
—Kamu borçları faizlerinin yüksek olması diğer finansal aktiflerin değerinin azaltır.
-Yeni Ekonomik Politikalarda Enflasyonla Mücadele Araçları-
Keynesyenin savunduğu Müdahaleci maliye politikası yaklaşımı 1960lardan itibaren büyük değişikliklere uğramıştır. Bu değişiminin nedeni; Küreselleşmedir. Küreselleşme sonucunda devletin ekonomi içerisindeki rolü gittikçe azaldığından piyasaların kendini düzenlenmesi anlamına gelen “Mali disiplin ” olgusu önem kazanmıştır.
Bu süreçte piyasanın serbestleşmesi insanlara elindeki ulusal parayı yabancı parayla değiştirme olanağını verir. Bu olaya “para ikamesi” denilir. Bu durum sonucunda dünya faiz oranı ülke içindeki faiz oranına yaklaştığında ülke içine sermaye girişi yaşanır. Dış borçlanmayla oluşan bu durum kamu borçlarının artmasına neden olur.Bu duruma “İkiz Açık” denilir.eğer bu kriz aşılamazsa borç ihracat gelirleriyle ödemeye çalışır.Üretim yavaşlar bu duruma da “Finansal Kırgınlık” denilir.
Popularity: 13% [?]